<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>nisMedia: new york + istanbul + stockholm</title>
	<atom:link href="http://nismedia.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://nismedia.com</link>
	<description>new york :: istanbul :: stockholm</description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Feb 2012 14:48:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Ayla&#8217;nın bir de dinazorlar öyküsü var. Sıra ona da gelecek. Bugün genç bir konuğumuz var&#8230; Kent ve insan konusunda bu yepyeni kuşak temsilcisi Ayla&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2012/02/aylanin-bir-de-dinazorlar-oykusu-var-sira-ona-da-gelecek-bugun-genc-bir-konugumuz-var-kent-ve-insan-konusunda-bu-yepyeni-kusak-temsilcisi-ayla/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2012/02/aylanin-bir-de-dinazorlar-oykusu-var-sira-ona-da-gelecek-bugun-genc-bir-konugumuz-var-kent-ve-insan-konusunda-bu-yepyeni-kusak-temsilcisi-ayla/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Feb 2012 14:48:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=911</guid>
		<description><![CDATA[

Ayla&#8217;yı tanıdınız mı? Ben tanıdım. Size de tanıtacağım.

Şimdi fotoğraflara bakarak onu izleyebiliriz. Ayla kendi yemeğini hazırlıyor.
Annesine yardım etmeyi çok sever. Bir olaya tanık oldum.

Ayla&#8217;nın annesi daha önce çalıştığı iş yerine boşaltmıştı.
Oranın temizlenerek mal sahibine teslim edilmesi gerekiyordu.
Ayla&#8217;nın annesinin çok çok işi vardı.
Ona yardım gerekiyordu.
Baba hafta boyu dışarıda çalışıyordu.
Ayla ve anne evle iş arasında gidip geliyorlardı.
Ayla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<div><a name="6051196318849492211"></a><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2012/02/CIMG00581.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-913" title="CIMG0058" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2012/02/CIMG00581-147x300.jpg" alt="" width="147" height="300" /></a>Ayla&#8217;yı tanıdınız mı? Ben tanıdım. Size de tanıtacağım.</p>
<div id="post-body-6051196318849492211">
Şimdi fotoğraflara bakarak onu izleyebiliriz. Ayla kendi yemeğini hazırlıyor.</p>
<p>Annesine yardım etmeyi çok sever. Bir olaya tanık oldum.<br />
<a href="http://4.bp.blogspot.com/-t-77SLGREzc/Tz-p2T8569I/AAAAAAAAGbA/jBhd-gA84eU/s1600/CIMG0144.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5710469603062836178" class="alignleft" style="border: 0pt none;" src="http://nismedia.com//HLIC/42ec5ccc8bc1ac4aba5d6e3cd33ad583.jpg" border="0" alt="" width="300" height="400" /></a><br />
Ayla&#8217;nın annesi daha önce çalıştığı iş yerine boşaltmıştı.</p>
<p>Oranın temizlenerek mal sahibine teslim edilmesi gerekiyordu.</p>
<p>Ayla&#8217;nın annesinin çok çok işi vardı.</p>
<p>Ona yardım gerekiyordu.</p>
<p>Baba hafta boyu dışarıda çalışıyordu.</p>
<p>Ayla ve anne evle iş arasında gidip geliyorlardı.</p>
<p>Ayla kolları sıvadı ve ben de varım dedi.</p>
<p>Kocaman hangar gibi bir yer&#8230;</p>
<p>Ayla paspası ve kovayı çekti annesinin elinden aldı.</p>
<p>Tüm bu alanı, inanmayacaksınız, Ayla sildi.<br />
<a href="http://3.bp.blogspot.com/-3wiMcHWWXHk/Tz-swCDtcQI/AAAAAAAAGbY/1pZ4L-B1I5c/s1600/CIMG0141.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5710472793715208450" class="alignright" style="border: 0pt none;" src="http://nismedia.com//HLIC/97a27e0a5a1061d2ad7db7a64764ae6c.jpg" border="0" alt="" width="400" height="300" /></a></div>
<div>Ayla&#8217;nın hünerleri bu kadar değil.</p>
<p>Bilgisayar gibi teknik konularda da Ayla var.</p>
<p>Bilgisayar dediysem bunun daha küçüklerinden söz etmek isterim.</p>
<p>Yeni telefonlarda bu sistemler de var.</p>
<p>Ben telefonumda yeni bir numarayı not etmeyi bilmiyorum.</p>
<p>Öğrenemedim daha doğrusu.<a href="http://2.bp.blogspot.com/-qRsMY8ye31k/Tz-tWxDJM4I/AAAAAAAAGbk/ihgYF5K8Nv8/s1600/CIMG0053.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5710473459164328834" class="alignleft" style="border: 0pt none;" src="http://nismedia.com//HLIC/78784ba8b0c255de8364bb2da958da04.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Öğrenebilirdim belki fakat olmadı.</p>
<p>Zamanla barışık değilim.</p>
<p>Fakat Ayla zamanla barışık. Tüm yeniliklere, her yeni keşfe hazırlanıyor.</p>
<p>Her yere yetişebiliyor. Çok hızlı. hızlı oluşu sadece bedensel değil.<a href="http://4.bp.blogspot.com/-wfEMJu8HBKE/Tz-utWUtk0I/AAAAAAAAGbw/ADtVLCLvzg0/s1600/CIMG0434.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5710474946638877506" class="alignright" style="border: 0pt none;" src="http://nismedia.com//HLIC/267e62dbe046b9f3400c54a66dc38d00.jpg" border="0" alt="" width="212" height="320" /></a></p>
<p>Düşünürken de hızlı. İki dili akışkan konuşuyor.</p>
<p>Ayla, annesinin bu yeni model telefonunda karton filmleri izliyor.</p>
<p>Kendisi açıp, kendisi kapatıyor film sona erince.</p>
<p>Ayla konusunda söylenecek çok şey var.</p>
<p>En önemlisi fotoğraf çekmeye yeltenirseniz başarısız olacağınızı söyleyebilirim.</p>
<p>İşte burada gördükleriniz gibi<a href="http://1.bp.blogspot.com/-RGCss3qmSUs/Tz-vL5bYe9I/AAAAAAAAGb8/geyQPpE5mYw/s1600/CIMG0132.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5710475471458171858" class="alignleft" style="border: 0pt none;" src="http://nismedia.com//HLIC/af8338ec71c242a38de0d0d38ffeadbb.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a> Ayla yüzünü ne yapıp yapıp göstermiyor.</p>
<p>Tek başına oyun kurabiliyor Ayla. Harita okumayı çok seviyor.</p>
<p>Geçenlerde annesi ve babası ile bir oyuncak mağazasına gitti.</p>
<p>Orada kocaman bir köpeği kucaklamaz mı!</p>
<p>Eve götürmeye kalktı. Evde onun Pitaye adında bir köpeği de var.</p>
<p>Pitaye&#8217;nin yeni bir köpekten hoşlanmayacağı Ayla&#8217;ya anlatılınca Ayla bıraktı onu.</p>
<p>Pitaye üzülsün istemedi.</p></div>
<div></div>
<div><a href="http://2.bp.blogspot.com/-7tMAp1kONCQ/Tz-wtoZ-O0I/AAAAAAAAGcI/Wit_zzrUL34/s1600/CIMG0391.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5710477150516034370" class="alignright" style="border: 0pt none;" src="http://nismedia.com//HLIC/5b643155a3215b801fa0eaf4fc326bb7.jpg" border="0" alt="" width="400" height="265" /></a></div>
<div>Daha sonra Ayla ile Pitaye&#8217;yi de sunacağım.</p>
<p>Ayla&#8217;nın bir de dinazorlar öyküsü var.</p></div>
<div></div>
<div>Sıra ona da gelecek.</p>
<p>Ayla geçenlerde ünlü bir müzeye gitti.</p></div>
<div></div>
<div>Ayrıca Doğa müzesine de  giden Ayla&#8217;yı annesi ve babası arasında görüyorsunuz.</p>
</div>
<div>Sevgi, içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez</p>
<p>18 Şubat 2012, Stockholm</p></div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2012/02/aylanin-bir-de-dinazorlar-oykusu-var-sira-ona-da-gelecek-bugun-genc-bir-konugumuz-var-kent-ve-insan-konusunda-bu-yepyeni-kusak-temsilcisi-ayla/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stockholm Medicinska Riksstämman (är sveriges största tvärvetenskapliga möte) İsveç’in en büyük bilimsel toplantısıdır&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/12/stockholm-medicinska-riksstamman-ar-sveriges-storsta-tvarvetenskapliga-mote-isvec%e2%80%99in-en-buyuk-bilimsel-toplantisidir/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/12/stockholm-medicinska-riksstamman-ar-sveriges-storsta-tvarvetenskapliga-mote-isvec%e2%80%99in-en-buyuk-bilimsel-toplantisidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 17:43:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=899</guid>
		<description><![CDATA[Medicinska Riksstämman är sveriges största tvärvetenskapliga möte och erbjuder ett brett vetenskaplig program
 för olika specialiteter och kompetensnivåer från akutsjukvård till psykiatri.
Årets tema: Yılın teması: “Säkrare vård” Güvenli bakım.
İzlemek için ilgi alanına göre seçilecek en az yedi yüz adet ayrı program noktası vardı.
Burası Stockholm. Bugün, 4 Kasım 2011. İsveç Medicinska fuarı dün sona erdi.
Medicinska Riksstämman, İsveç’in [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/12/yeşil-balon1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-905" title="yeşil balon" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/12/yeşil-balon1-180x300.jpg" alt="" width="180" height="300" /></a>Medicinska Riksstämman är sveriges största tvärvetenskapliga möte och erbjuder ett brett vetenskaplig program</div>
<div> för olika specialiteter och kompetensnivåer från akutsjukvård till psykiatri.</div>
<p>Årets tema: Yılın teması: “Säkrare vård” Güvenli bakım.</p>
<p>İzlemek için ilgi alanına göre seçilecek en az yedi yüz adet ayrı program noktası vardı.</p>
<p>Burası Stockholm. Bugün, 4 Kasım 2011. İsveç Medicinska fuarı dün sona erdi.</p>
<p>Medicinska Riksstämman, İsveç’in en büyük bilimsel toplantısıdır ve</p>
<div>değişik uzmanlıklarla ve uzmanlık düzeyleriyle akut kurtarmadan, psykiatriye kadar geniş bir bilimsel program sunmaktadır.</div>
<p>Här är ett axplock med utgångspunkt i te<a href="http://3.bp.blogspot.com/-qzdLI4OvITE/Tttv7-6if0I/AAAAAAAAGUQ/nV3Y6Nq0p2U/s1600/DSCN9085.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682258431149506370" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/e5d99b2fd36803f4534403b78ffd5c5a.jpg" border="0" alt="" width="300" height="400" /></a>mat. “Säkrare vård”.</p>
<p>Çıkış noktası olarak “ güvenlikli bakım” başlığı altında, konuşmacıları da belirlenmiş olan bazı konular şunlar:<br />
-Hjärtta, kärl och lungsjukdomar.<br />
-Barnas hälsa och vård.<br />
-Etik och bemötande.<br />
-Individ och samhälle<br />
-Hud och könssjukdomar.<br />
-Infektionssjukdomar.<br />
-Inflammatoriska sjukdomar.<br />
- Medicinska procedurer och tekniker<br />
-Nervsystemets sjukdomar.<br />
-Profession, organisisation och lärande<br />
-Psykisk ohälsa.<br />
-Reproduktiv hälsa.<br />
-Åldrande.<br />
-Tumörsjukdomar.</p>
<p>Neden bu tema seçildi?<a href="http://1.bp.blogspot.com/-i0I5F1Uy-4I/Ttt03BujqXI/AAAAAAAAGUc/3vEgBi5JVpE/s1600/DSCN9031.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682263843563350386" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/a1b2c4da48ea824f4c558dd661142389.jpg" border="0" alt="" width="227" height="320" /></a></p>
<p>Çünkü hasta güvenliği dünyanın her yerinde risk altında.</p>
<p>Sadece bakım ve gözetimdeki ihmaller nedeniyle ölen kaç hasta var, bilinmiyor.</p>
<p>Sağ ortadaki afişte: Üye ol ve daha iyi sağlık ve hasa gözetimi çalışmalarımıza destek ver, diyor.</p>
<p>Oysa o insanlar küçük bir yardım ve destekle kurtarılabilirler.</p>
<p>Baştan savma ya da önemsememe nedeniyla ölenler için bir çığlıktır bu fuar.</p>
<p>Bu nedenlerle yılın konusu hasta bakımı güvenliği gündem oldu.</p>
<p>Hasta güvenliği derken, bakımda ve gözetimde eksikliklikler&#8230;</p>
<p>Rutin işlemlerde hastanın güvenliğini etkileyen faktörler&#8230;</p>
<p>Hekim,gelişen en iyi bilgiyi hastasına verir.</p>
<p>Toplumda daha iyi sağlık koşulları için danışmalık yapan bir dernek..</p>
<p>Uzman bir organ olan İsveçli hekimler birliği (Svenska Läkaresällskapet) düzenlemesi bir fuar.</p>
<p>İlk gün açılışını yapan Amerikalı doktor Pronovost için özel duyurular yapıldı.</p>
<p>Peter Pronovost, (Profesor vid Johns hopkins Universty School of Medicine) narkos doktoru ve araştırmacı.<a href="http://1.bp.blogspot.com/-qbtmUJsZq8I/TtuEGGdHHBI/AAAAAAAAGWI/c6y4AHASD3Q/s1600/DSCN9065%2B-%2BCopy.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682280595204807698" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/a5e87cae521a83fdff6ab0e4f5f384d4.jpg" border="0" alt="" width="320" height="147" /></a></p>
<p>Time Magazin listesine göre dünyada sözü geçen en etkili yüz kişiden birisidir.<a href="http://3.bp.blogspot.com/-1XIw99M8QfI/Ttt-OfW8wpI/AAAAAAAAGVM/Fe-t2fQNx7E/s1600/G%25C3%25B6ran%2BH%25C3%25A4glund.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682274142259036818" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/f3e83b592fd51e9dcf549c16c24e72e9.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Yaptığı buluşla, yoğun bakımdaki hastalarda ölüm, yüz de otuz oranında düşmüş.</p>
<p>Yoğun bakımdaki hastaların yüzde kaçı kurtarılabiliyordu, kimse bilmiyor.</p>
<p>Şimdi Peter Pronovost yöntemi tüm dünyaya yayılmış bulunuyor.</p>
<p>Salt yoğun bakımdaki hastalar değil konu bu fuarda.</p>
<p>İnsan sağlığının, hastahanelerde ne tür risk altında olduğu temel konudur.</p>
<p>Hemen solda kamera karşısında konuşan İsveç Toplum Bakanı Göran Häglund.</p>
<p>Kendisini Toplum Bakanı olarak doğrudan ilgilendirdiği için (Social Minister ve Hıristiyan Demokrat Parti Başkanı)evet,</p>
<p>Göran Häglund da bu konuda ilk gün konuştu. <a href="http://2.bp.blogspot.com/-8QMZvKn9yiA/TtuAuuaWliI/AAAAAAAAGVk/l5p2APE4roo/s1600/DSCN8957.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5682276895078913570" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/48201d47633ce1557535b16e9a0a84a1.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Öteki siyasetçiler de programlar çerçevesinde sahne aldılar.</p>
<p>İzlemek için ilgi alanına göre seçilecek en az yedi yüz adet ayrı program noktası var, diye bilgi verilmişti.</p>
<p>Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü de buradaydı.</p>
<p>WHO:s adına (chef för WHO:s patientsäkerhetsprogram) Edvard Kelley global açıdan hasta güvenliği konusunda konuştu.</p>
<p>Ayrıca tanınmış hasta güvenliği uzmanlarından (Charles Vincent, England, ve Erik Hollnager,</p>
<p>Frankrike, Peter Pronovost, USA) dünyaca tanınmış hekimler yine bu konuda konferanslarla, fuara renk ve kalite kattılar.</p>
<p>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez</p>
<p>4 Aralık 2011, Stockholm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/12/stockholm-medicinska-riksstamman-ar-sveriges-storsta-tvarvetenskapliga-mote-isvec%e2%80%99in-en-buyuk-bilimsel-toplantisidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Svenska Medicinska Riksstämman. Amerikalı Dr. Peter Pronovost&#8217;un açılış konuşmasını yaptığı sağlık fuarı dün sona erdi.</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/12/svenska-medicinska-riksstamman-amerikali-dr-peter-pronovostun-acilis-konusmasini-yaptigi-saglik-fuari-dun-sona-erdi/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/12/svenska-medicinska-riksstamman-amerikali-dr-peter-pronovostun-acilis-konusmasini-yaptigi-saglik-fuari-dun-sona-erdi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Dec 2011 14:44:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=893</guid>
		<description><![CDATA[Karolinska Institutet de, Tıp Nobel Ödülleri veren kadrosu ile buradaydı.
Fuardaki stant göze gelen renkleriyle, bu fuara damgasını vurdu.
İlk gün, ilk karede verdiğim çiçek rengi de bunun simgesiydi. Bugün, 3 Kasım 2011.
Dünyanın bir çok yerinden konuk edilen bilim insanlarının katıldığı&#8230;
İki yüze yakın sempozyomun üç gün içinde tamamlandığı bir fuar dün sona erdi.
İlk bakışta gösterişi olmayan sönük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post-body-847913206955211024"><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/12/Sağlık-fuarı-2.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-895" title="Sağlık fuarı 2" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/12/Sağlık-fuarı-2-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>Karolinska Institutet de, Tıp Nobel Ödülleri veren kadrosu ile buradaydı.</div>
<p>Fuardaki stant göze gelen renkleriyle, bu fuara damgasını vurdu.</p>
<p>İlk gün, ilk karede verdiğim çiçek rengi de bunun simgesiydi. Bugün, 3 Kasım 2011.</p>
<p>Dünyanın bir çok yerinden konuk edilen bilim insanlarının katıldığı&#8230;</p>
<p>İki yüze yakın sempozyomun üç gün içinde tamamlandığı bir fuar dün sona erdi.</p>
<p>İlk bakışta gösterişi olmayan sönük bir fuar izlenimi verdi dışarıdan gelenlere.<a href="http://4.bp.blogspot.com/-mUI8VubPva0/TtoqJdRS3kI/AAAAAAAAGS8/sqvzv4cfiak/s1600/DSCN9098.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681900221845659202" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/26b009d6e69c5fd97a80167cb723b63c.jpg" border="0" alt="" width="278" height="320" /></a></p>
<p>Fakat kazın ayağı öyle değildi&#8230;</p>
<p>Yüzlerce bilim meraklısı salonları doldurdu.</p>
<p>İki yüze yakın sempozyomun hiç aksamadan sürmesi büyük bir başarıdır.</p>
<p>ABD, Almanya, Hollanda, Avusturya, Belçika, Danimarka, İngiltere,</p>
<p>Norveç ve İsveç gibi ilkelerden davet edilen uzmanlar özel konuşmalar yaptılar.</p>
<p>Bu bir fuardan çok bir araştırma ve çalışma ortamı oldu.</p>
<p>Bilimsel yeni verilerin paylaşıldığı, keşiflerin masaya yatırıldığı bir buluşmalar gündemi oldu.</p>
<p>Fuar, üç ayrı kategoride çalışma platformu oluşturmuştu.<a href="http://4.bp.blogspot.com/-XaQZSApzUqg/TtosrEKTEqI/AAAAAAAAGTI/kD4bSV-Rn4s/s1600/DSCN8979.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681902998244233890" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/038897357a38586679632e4079ebeb16.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" /></a></p>
<p>Programlara göre 1)genel sempozyumlar&#8230;</p>
<p>2)uzmanlık alanları içeren sempozyumlar ve</p>
<p>3)konuk biliminsanlarının konuşmaları.. olarak bu üç dalda izlence vardı.</p>
<p>Fuar alanı sakin bir ortam olarak dikket çekti. Salonlar sessiz meraklılarla doldu.</p>
<p>Dizgeli sunumlar aksamadan sürdü ve evet meraklılar salonları doldurdu.</p>
<p>Örneğin son dönem dünyaca ünlenen doktor Peter Pronovost’ın yaptığı açılış konuşması için özel ilgi vardı.<a href="http://1.bp.blogspot.com/-wn1kZmC6yNI/Ttow8mReqvI/AAAAAAAAGT4/s6LU4DnS4pY/s1600/DSCN8986.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681907697505446642" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/24e748f1ddc2fc7e63d6910ed5bdde96.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Bay Pronovost daha başka saatlerde de konuşmacı oldu.</p>
<p>Narkoz sisteminde yaptığı yenilik biliminsanları tarafından yararlı bulundu ve pek çok yerde kullanılmaya başlandı.<a href="http://2.bp.blogspot.com/-kenEdwAlvVU/Ttoupajo3OI/AAAAAAAAGTs/yqu-jiFeRog/s1600/DSCN9099.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681905168919616738" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/2357b061218d77ec1095756b43314c62.jpg" border="0" alt="" width="310" height="320" /></a></p>
<p>Bu buluş onu bir anda hem sağlık alanında tanınmasına yol açtı.</p>
<p>Sağlık sisteminde popüler olunca, medyada da yıldız haline geldi.</p>
<p>Buluşu sayesinde yoğun bakımda sağlanan güvenlikle, yoğun bakımda ölüm oranının yüzde otuz azaldığı söyleniyor.</p>
<p>Bu fuar şöyle bir tümce ile konuyu kamuoyuna sunuyor.</p>
<p>&#8220;Genom kunskap och dialog utvecklar vi vården tillsammans.&#8221;</p>
<p>&#8220;Sağlıkta bakım ve gözetimi, bilim ve diyalog ile birlikte (biz) geliştiririz.&#8221;</p>
<p>Svenska Läkaresällskapet (İsveç Hekimleri Derneği) organizasyonu olarak gerçekleştirildi.</p>
<p>Fuar bu anlamda tam da söylendiği gibi bilimsel buluşların, konuşma ortamına getirilişi oldu.</p>
<p>Ne yazıktır ki sağlık alanında yeni bilimsel buluşmaların konu olduğu ve paylaşıldığı bu büyük ortamda Türkiye&#8217;den kimseler yoktu&#8230;</p>
<p>Stockholm&#8217;de yaşayan Türkiye kökenli hızlı gazeticiler de ortada görünmediler bu fuar boyunca&#8230;</p>
<p>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez</p>
<p>3 Aralık 2011, Stockholm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/12/svenska-medicinska-riksstamman-amerikali-dr-peter-pronovostun-acilis-konusmasini-yaptigi-saglik-fuari-dun-sona-erdi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stockholm, Sweden. Bugün, 1 Aralık 2011. İstanbul 30. Kitap Fuarı&#8217;ndan sonra, Stockhom&#8217;de sağlık fuarındayım&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/12/stockholm-sweden-bugun-1-aralik-2011-istanbul-30-kitap-fuarindan-sonra-stockhomde-saglik-fuarindayim/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/12/stockholm-sweden-bugun-1-aralik-2011-istanbul-30-kitap-fuarindan-sonra-stockhomde-saglik-fuarindayim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 14:40:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=889</guid>
		<description><![CDATA[Burası Stockholm. Bugün, 1 Aralık 2011. Anlatılacak çok şey var.
Her zaman olduğu gibi bir uçtan tutarak ilerliyorum yazmak için.
Buraya, kütüphaneye gelirken muhteşem düşünceler, fikirler gelip geçti kafamdan.
Onları not edemezdim. Etmeyi denemedim de. Her şey çok hızlı geçip uçuyordu.

Ne elim, ellerim ne de kalemim, kalemlerim yetişemezdi onlara.
Tıpkı insanın durduramadığı ölüm gibi bir hız vardı her şeyde.
Yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/12/Sağlık-fuarı-1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-890" title="Sağlık fuarı 1" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/12/Sağlık-fuarı-1-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Burası Stockholm. Bugün, 1 Aralık 2011. Anlatılacak çok şey var.</p>
<p>Her zaman olduğu gibi bir uçtan tutarak ilerliyorum yazmak için.</p>
<p>Buraya, kütüphaneye gelirken muhteşem düşünceler, fikirler gelip geçti kafamdan.</p>
<p>Onları not edemezdim. Etmeyi denemedim de. Her şey çok hızlı geçip uçuyordu.<br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/-ExUaq5OEPQI/Tte80cI-gpI/AAAAAAAAGSM/ytOeypkxo4s/s1600/DSCN9021.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681217064044233362" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/379cab952818abe4b96d1a441307b448.jpg" border="0" alt="" width="300" height="400" /></a><br />
Ne elim, ellerim ne de kalemim, kalemlerim yetişemezdi onlara.</p>
<p>Tıpkı insanın durduramadığı ölüm gibi bir hız vardı her şeyde.</p>
<p>Yine de minicik bir umudum vardı, kafamda bir iki kırpıntı kalır diye&#8230;</p>
<p>Ne oldu? Tam da buraya geldim, tümü de yitip gittiler!</p>
<p>Oysa biraz kıpırdasalar? Şöyle bir rüzgar geri savursa onları!</p>
<p>Yüzlerce yıl üstünden geçmiş arkeolojik kalıntılara dönüştü güzel ve parlak düşüncelerim.</p>
<p>İşte sözcükler dünyası, yaratıcının, yazarın dünyası böyledir.</p>
<p>Bu nedenle onlar anlaşılmakta zorlukla karşılaşırlar.</p>
<p>Ne, neler gelip geçti zihinsel penceremden? Daha nesnel bir dünyaya dönmeliyim.</p>
<p>Şöyle oldu! Fuardan yola çıktığımda ıslak ve karanlık bir yol karşıladı beni.</p>
<p>Fakat tuhaf bir paradoks gibi ışık ıçınde yanıp sönüyordu kafamın içi.<br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/-HZ6z0qp1Mho/Tte-zX7XxzI/AAAAAAAAGSY/YRHhQi-RTzU/s1600/DSCN9008.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681219244756813618" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/1409106a20fac38085c96229699291fa.jpg" border="0" alt="" width="400" height="244" /></a><br />
Oysa bugün zorlu bir gün geçirdi bu satırların yazarı.</p>
<p>Haykırdığı, çığlılar attığı bir gün olarak, özel tarihine yazıldı bu gün bu yazarın.</p>
<p>Böyle alabildiğine çığırışla ortaya dökülen bu ses, belki de bundan on, on beş yıl önce Vietnam’da, Saygon’da pasaportunun, tüm paralarının ve kamera zomlarının, koca bir meydanda, göz önünden çalındığı günde atılan haykırışlarla özdeş tutulabilir.</p>
<p>Üstelik kitlesel bir seyirlik gibi bu olayı izleyen Saygonlular, bu çığrışa ve yardım istemeye en küçük bir refleksle yanıt vermemişlerdi.</p>
<p>Hem de gözünün önünde olup bitti tüm olay. Sessizlikle karşılaştı bu çığılıklar o gün Saygon’da.</p>
<p>Oysa bugün, olgun bir hemşire, bu satırların yazarının elini tuttu ve karnına bastırdı. dedi ki; &#8220;Senin acını yirmi kat fazlasıyla duyumsuyorum.&#8221;<br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/-8ujbFHDVlpg/Tte5_cRTNvI/AAAAAAAAGRo/mtZ7XNwtVRM/s1600/Copy%2Bof%2BDSCN9034.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681213954522822386" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/7e468be2d3e1322e86afa65cc03ed4ce.jpg" border="0" alt="" width="246" height="320" /></a><br />
Bu olay bir hastanede geçti. Bu kez doktorun adı Yine Lars olarak karşıma çıktı.</p>
<p>Bu kincinci Lars! Birinci Lars on yıl önce Köyceğiz&#8217;de kırılan kaval kemiğim için diz kapağımdan bileğime dek uzun bir çiviyi çekiçleyerek çakan ve vidalayan Doktor Lars oldu.</p>
<p>Her ne ise bugün de bir sessizlik filmi gibi gelip geçti günün öteki yarısı.</p>
<p>Öğleden önce atılan çığıklar, öğleden sonra sessizliğe bıraktı yerini.</p>
<p>Bu nasıl oldu? Şöyle oldu. Fuardan çıktım. Tren iki istasyon sonra Güney’e varacaktı.</p>
<p>Ben sürdürdüm ve T-Central denilen istasyona vardım. Sonra eve döndüm.<a href="http://3.bp.blogspot.com/-1CsC8180V9Y/Tte_G5ZmjQI/AAAAAAAAGSk/Uf9PEPCSxL0/s1600/DSCN8976.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5681219580159495426" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/a81aaba2d5df137e513e5c5226a457a6.jpg" border="0" alt="" width="300" height="400" /></a></p>
<p>Bu süre içinde dikkatimi bir kez daha çeken konu şu oldu.</p>
<p>Trende sadece yabancılar konuşuyordu.</p>
<p>İsveçli, İskandinavyalı diyebileceğim insanlar suskun ve sessizdi.</p>
<p>Onlar ya bir mesaj yazıyordu telefonda ya da derin düşüncelere dalmışlar ve hüzünle oturuyorlardı.</p>
<p>Uzaydaki yalnızlığa, ilk o insanların gitme cesaretini göstereceğini düşündüm o sırada.</p>
<p>Bizimkiler, Ortadoğulular, Afrikalılar, Hindistanlılar, İspanyolca konuşan mestizolar, Orta Asyalılar kesinlikle o yalnızlığa dayanamazlar.</p>
<p>Uzaydaki yalnızlık duygusu için bu ülkenin insanları epey bir zamandan beri hazırlar.</p>
<p>İşte bunları düşündüm. Fuarda, Hıristiyan Demokrat Parti Başkanı da konuştu.</p>
<p>Sağ köşede en altta onun fotoğrafını sunuyorum.</p>
<p>Yarın fuardan söz edeceğim.<br />
Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez</p>
<p>1 Aralık 2011, Stockholm</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/12/stockholm-sweden-bugun-1-aralik-2011-istanbul-30-kitap-fuarindan-sonra-stockhomde-saglik-fuarindayim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kars Platosu ve tarih kaynakları derken, Soğanlı Yaylaları&#8217;nda doğal beslenen koyun yünlerinden organik Bardız kilimleri ve Muhtar Sayın Mehmet Emin Çakmur söyleşisi&#8230; Diyor ki: Buranın teşileriyle eğirilmiş yünlerimizi, Bardız koyunlarından alınmış doğal yünlerle kilimlerimizi dokuyacağız. Kapalı ahırlarda suni yiyecekle beslenen koyun yok Bardız&#8217;da. Açık tabiatın içinde, doğal besin almış, bayırlarda otlamış koyunlardan alınan organik yünlerle yapacağız kilimlerimizi&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/10/kars-platosu-ve-tarih-kaynaklari-derken-soganli-yaylalarinda-dogal-beslenen-koyun-yunlerinden-organik-bardiz-kilimleri-ve-muhtar-sayin-mehmet-emin-cakmur-soylesisi-diyor-ki-buranin-tesileriyle/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/10/kars-platosu-ve-tarih-kaynaklari-derken-soganli-yaylalarinda-dogal-beslenen-koyun-yunlerinden-organik-bardiz-kilimleri-ve-muhtar-sayin-mehmet-emin-cakmur-soylesisi-diyor-ki-buranin-tesileriyle/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2011 18:28:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=884</guid>
		<description><![CDATA[Bardız, Bardız diyoruz da, Bardız Muhtarı kim, biliyor muyuz? İnsana şaka gibi geliyor!Bir insanı her gün görmek, onu tanımaya yetmiyor.
Bakın bir de hemen sağ köşede Berrak adında gülümseyen birisi var. Ya var ya yok dört, beş yaşında&#8230;
Bardız&#8217;ı da Muhtar Emin Bey&#8217;i de bildiniz. Fakat onun Berrak adında bir kızı olduğunu kim söyler size?
Dağı, dereyi, kaleyi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/BERRAK.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-885" title="BERRAK" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/BERRAK-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>Bardız, Bardız diyoruz da, Bardız Muhtarı kim, biliyor muyuz? İnsana şaka gibi geliyor!Bir insanı her gün görmek, onu tanımaya yetmiyor.</p>
<p>Bakın bir de hemen sağ köşede Berrak adında gülümseyen birisi var. Ya var ya yok dört, beş yaşında&#8230;</p>
<p>Bardız&#8217;ı da Muhtar Emin Bey&#8217;i de bildiniz. Fakat onun Berrak adında bir kızı olduğunu kim söyler size?</p>
<p>Dağı, dereyi, kaleyi, yolları, yaylayı, köyü ezbere biliriz de orada yaşayan ve size en yakın saydığınız insan kimdir, nedir, ne tür eğilimleri vardır, bunları pek düşünmeyiz.</p>
<p>Telefon açtınız, alo dediniz! O da buyur diye yanıt verdi. Evet, ben de böyle yaptım.</p>
<p>Geliyorum, dedim. Hepsi bu! Arkadan, önden, yandan bir destek beklentisi yok.</p>
<p>Burada kalacak ve Bardız haberlerini arka arkaya uzaya uçuracaksınız.</p>
<p>Yola çıkmadan önce Muhar Emin Bey’e telefon açtım. Geliyorum, dedim evet. Geldim.</p>
<p>Burada Bardız Muhtarlığı’na bağlı bir konukevi var. Hepsi bu. Uyumak için bir oda.</p>
<p>Laptap açıp burada sabahlamak da var. Geldiniz. Uzun bir yoldan geldiniz. Olsun!<a href="http://4.bp.blogspot.com/-VrASlZK9Rk4/TqRa_DspNoI/AAAAAAAAGPU/4tAMZuGlIiE/s1600/DSCN9935.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666754270509741698" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/6df29ebbfeeb2416cb323b7cfa68d1aa.jpg" border="0" alt="" width="286" height="400" /></a></p>
<p>Bir de şu var! Gazetecisiniz! Hanutçu olmak başka bir şey.</p>
<p>Blog ya da site gazeteciliği size özgürlük sağlar. Düşünce serbestliği sağlar evet.</p>
<p>İyi de gittiğiniz yer, yol, uçak, araç ve gereç, bunları nasıl karşılarsınız?</p>
<p>Fakat ne oldu, ertesi sabah Berrak adında gülümseyen birisi sana &#8220;günaydın,&#8221; dedi.</p>
<p>Bir şey daha var! Her yere, her köye, beldeye böyle, ‘geliyorum’ diye gidilmez.</p>
<p>İyi de, neden Bardız böyle bir yolculuk hedefi verdi bu satırların yazarına?</p>
<p>Çocuk ömründen iki yıl burada (1942-45) geçti, diyen yanıt. İşte tam bu sırada Berrak &#8220;günaydın,&#8221; dedi.</p>
<p>Evet, Muhtar Emin Bey&#8217;i de bildiniz. Fakat onun Berrak adında bir kızı olduğunu kim söyler size?</p>
<p>Çocuk ruhu ölmez, başka bir çocuk ona o duyguyu verir bir gün başka bir yerde.</p>
<p>Üstelik Bardız, annenin ve babanın doğduğu yer değil mi? Evet, oradan bir ses! Uykuda seslenip duruyor.</p>
<p>Ocak ‘2002 Afganistan! Sekiz gazeteci kurşuna dizildi. Oradan sen, ölümüne koşan gazeteci..’ diyen bir ses.<a href="http://4.bp.blogspot.com/-e6NPRl1FYCk/TqRg-RZ4J7I/AAAAAAAAGPs/bCXI8c72O4w/s1600/DSCN9941.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666760854079023026" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/2e04ec028c6e6d685934c1e14d596bfa.jpg" border="0" alt="" width="314" height="400" /></a></p>
<p>Erzurum’a, Bardız’a kar yağışı altında inmek. Katmerli kete yemek gibi bir şey!</p>
<p>Hem de Berrak adında doğal ve doğaçtan gülümseyen o&#8230; Daha ne olsun!</p>
<p>Neresi orası diye sormasın mı bir de! Bardız mı orası, Berrak orada mı diye soruyor sana.</p>
<p>Haberi bu kez Afganistan savaş haberlerinden değil çocukluk anılarından çıkar.</p>
<p>Hani güya sen çocuksun da, Berrak da senin çocukluk oyun arkadaşın. Olacak şey değil!</p>
<p>Gazeteci değil misin, diyor bir de&#8230; İşte bu öykü böyle oldu. Onlar sonra dört kişi oldular.</p>
<p>Berrak, ablaları ve annesi ve daha sonra Emin Bey, Berrak&#8217;ın babası geldi.</p>
<p>Bardız/Gaziler Muhtarı Mehmet Emin Çakmur ile söyleşi bir tanıklık oldu.</p>
<p>İnanın, insanın Berrak adında bir kızı olursa, onun çocukluğu da hep yanında olur.</p>
<p>Çocukluk anılarımızla birlikte şimdi iç içeyiz. Evet, Erzurum, Şenkaya İlçesi, Bardız/Gaziler Muhtarı Mehmet Emin Çakmur söyleşini izleyelim.</p>
<p>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p><a href="http://2.bp.blogspot.com/-qs9r4ZXHRHk/TqRqXjD5cFI/AAAAAAAAGP4/V6FqY8FDn60/s1600/DSCN0058%2B-%2BCopy.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666771183920050258" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/62b255a44b9f59f10b2e77d30ee07b02.jpg" border="0" alt="" width="264" height="400" /></a>Emin Bey, Bardız kilimleri konusunda ne yapmak istiyor Bardızlılar?</p>
<p>Tekin Hocam, Erzurum’da da bir büromuz, yazıhanemiz var. Orada toplanan kilimlerle Erzurum bayanlarına bir sergi açıldı daha önce. Şimdi yeni sergiler açmak için çalışıyoruz.</p>
<p>Sergiyi açtınız, diyelim. Bu sergide satış da olacak mı?</p>
<p>Evet, sergiden sonra satış da olacak. Ağustos Eylül aylarında geçen sene Erzurum’da büyük bir sergi açtık.</p>
<p>Erzurum dışında, başka illerde sergi düşünüyor mu Bardızlılar?</p>
<p>Bir sergi de istanbul’da düşünülüyor.</p>
<p>Neden sergi yapıyorsunuz? Sadece satmak için mi?</p>
<p>Sadece satmak değil, Bardız kilimini daha iyi tanıtmak için sergi açıyoruz.</p>
<p>Kilimlerin yapımcıları ve kullanılan malzeme konularında bilgi verilecek mi?</p>
<p>Evet, mesela kilimi kim dokumuş, kaç kilo yün gitmiş, kaç kilo ip gitmiş, her kilimin kimlik bilgileri de sergide izleyiciye açıklanacak, bilgi verilecek.</p>
<p>İstek üzerine kilim üretimi olacak mı Emin Bey?</p>
<p>Evet, sergiden sonra tabii satışa sunulacak. Ondan sonra da bu iş tabii ki sipariş üzerine devam edecek. Mesela sen geleceksin, örnekleri göreceksin, diyeceksin ben şu kilimden istiyorum şu ebatta istiyorum, diyeceksin.</p>
<p>Bardız kilimi.. bunun özel bir rengi mi var, özel bir modeli motifi mi var nedir?</p>
<p>Bardız kiliminin bir özelliği çift tarafının kullanılmasıdır. Evet, kök boya da kullanılıyor ve uzatması da yün oluyor. Bir de Bardız yöresi kadınlarının dokuması bir özelliktir. El üretimi&#8230;</p>
<p>Yünü de Bardızlı kadınlar teşilerle mi eğiriyorlar Emin Bey?</p>
<p>Tekin Hocam eskidendi o. Yünü eskiden burda koyunlarımızdan kırkar, nenelerimiz annelerimiz eğirir, kök boyayla yaparmış. Ama şimdi, şu an o sistemi daha yapamadık, kuramadık. Şimdi dışarıdan alıyoruz. İnşallah gelecek sefere buranın teşileriyle eğirilmiş yünlerimizi, Bardız koyunlarından alınmış doğal yünlerle kilimlerimizi dokuyacağız. Kapalı ahırlarda suni yiyecekle beslenen koyun yok Bardız&#8217;da. Açık tabiatın içinde, doğal besin almış, bayırlarda otlamış koyunlardan alınan organik yünlerle yapacağız kilimlerimizi. Biraz zamana ihtiyacımız var.</p>
<p>Tekin SonMez, Ekim 2011 Bardız, Şenkaya, Erzurum</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/10/kars-platosu-ve-tarih-kaynaklari-derken-soganli-yaylalarinda-dogal-beslenen-koyun-yunlerinden-organik-bardiz-kilimleri-ve-muhtar-sayin-mehmet-emin-cakmur-soylesisi-diyor-ki-buranin-tesileriyle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soğanlı Dağları florası, bal ve arı, Kars Platosu tarih kaynakları, Kirzioğlu, Bingür Sönmez.. derken, çocuklar geldi&#8230; haberler sürüyor&#8230; İki nirengi noktası, bir; kız öğrenci sayısı fazla. İkincisi ise köylerden gelen öğrenci sayısı daha çok. 8A sınıfının toplam sayısı yirmi bir öğrenci. Bu sınıfta kız öğrenci sayısı on yedi&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/10/soganli-daglari-florasi-bal-ve-ari-kars-platosu-tarih-kaynaklari-kirzioglu-bingur-sonmez-derken-cocuklar-geldi-haberler-suruyor-iki-nirengi-noktasi-bir-kiz-ogrenci-sayisi-fazla-ikincis/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/10/soganli-daglari-florasi-bal-ve-ari-kars-platosu-tarih-kaynaklari-kirzioglu-bingur-sonmez-derken-cocuklar-geldi-haberler-suruyor-iki-nirengi-noktasi-bir-kiz-ogrenci-sayisi-fazla-ikincis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 11:40:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=875</guid>
		<description><![CDATA[Bardız’dan haberler sürüyor. Bugün 23 ekim 2011.
Bugünkü haber yazı bir paradoks içeriyor. Bir gerçek var!
Bir yanda yaşamı ve geleceği simgeleyen çocuklar var.
Öte yanda terk edilen evler, göçen insanların arkada bıraktıkları&#8230;
Bugün nüfus hareketleri gibi hareketli bir konuya girmeden kısa bilgilerle yetineceğim.
Bugün yine gazeteciyim! Haberi taştan çıkar, diyorum kendime.
Bardız/Gaziler, daha geniş alanda Şenkaya ve Erzurum konusunda bilgiler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post-body-9072277057861711216"><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/Okul-Bardız.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-876" title="Okul Bardız" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/Okul-Bardız-300x184.jpg" alt="" width="300" height="184" /></a>Bardız’dan haberler sürüyor. Bugün 23 ekim 2011.</div>
<p>Bugünkü haber yazı bir paradoks içeriyor. Bir gerçek var!</p>
<p>Bir yanda yaşamı ve geleceği simgeleyen çocuklar var.</p>
<p>Öte yanda terk edilen evler, göçen insanların arkada bıraktıkları&#8230;</p>
<p>Bugün nüfus hareketleri gibi hareketli bir konuya girmeden kısa bilgilerle yetineceğim.</p>
<p>Bugün yine gazeteciyim! Haberi taştan çıkar, diyorum kendime.</p>
<p>Bardız/Gaziler, daha geniş alanda Şenkaya ve Erzurum konusunda bilgiler alıp bunları kamuya sunmak için yollardayım.</p>
<p>Yola çıkarken, haydi, boş durma, bir yerden, bir parçadan başla diyorum kendime.</p>
<p>Ya<a href="http://1.bp.blogspot.com/-b7CaK_WEhKw/TqPSO-Z4CqI/AAAAAAAAGNE/GuT3zawe-r0/s1600/DSCN9832.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666603910873746082" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/10cdb20b36d3e04dac2a80ba2f943f9e.jpg" border="0" alt="" width="400" height="163" /></a> sonra! Geriye dönüp baktığımda çok farklı bir yerde şaşırtıcı durumlar ortaya çıkıyor. İşte bir okul. Fotoğraf, iki ayrı sınıfta öğrenciler.</p>
<p>Giyimleri sosyal/ekonomik bir izlenim veriyor.</p>
<p>Burası Bardız/Gaziler, sekiz yıllık Nesimi Akın İlköğretim Okulu.</p>
<p>Cıvıl cıvıl derler ya, işte öğle. Çokluk köylerden gelip gidiyorlar her gün.</p>
<p>Bir simge mi var? Köylerden gelip gittilerini nasıl anlayalım, diye sordunuz!</p>
<p>Evet! Sağdaki ilk fotoğraf, Bardızlı çocukların elleri havada. O sınıfta 4 çocuk var.</p>
<p>Bakın soldaki ikinci fotoğrafta ise el kaldıran 10 çocuk köylerdendir. Nasıl? Sayısal bir ayrım yok mu? Aşağıda biraz daha bilgi vereceğim.</p>
<p>Haydi boş durma, koş! Bir yerden başla dedim ya! Nereye baksan haber var, konu var, boşa geçecek an yok. İşte öğrenciler, kapsamlı bir konu.</p>
<p>Yıkılmış, çökmüş evler&#8230; Böyle durumlarda insan yüreği de biraz ferah olmalı, denir.<a href="http://3.bp.blogspot.com/-uHDFuxhdg4M/TqPZ-BpRVLI/AAAAAAAAGNQ/CHV_nrOS1xg/s1600/DSCN9821.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666612415778870450" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/fcddc6c19fd4913088a50e81a1e10d98.jpg" border="0" alt="" width="400" height="198" /></a></p>
<p>Yürek ferah olmalı derken, yıkılmış evler konusunda bir anektor vereceğim aşağıda.</p>
<p>Evet Bardız’dan göç durmuş, diye bir tümce okumuş olmalısınız geçenlerde.</p>
<p>Bunun anlamı bugün için buradaki çocuk nüfusunun artışını gözlemek oluyor.</p>
<p>Böyle düşünedururken, Bardız/Gaziler okul Müdürü Mesut Bey’le karşılaştım.</p>
<p>Yüz yirmi yedi öğrencisi ile Bardız/Gaziler, Nesimi Akın İlköğretim Okulu Müdürü Sayın Mesut Elvermiş.</p>
<p>El sıkıştık. Onunla bir minübüs yolculuğunda geçen ilk tanışmalı serüven de var, onu başka bir gün anlatacağım.<a href="http://4.bp.blogspot.com/-D_C40N_mIis/TqPdfXnZKuI/AAAAAAAAGN0/o--oKGRzyaw/s1600/DSCN9839.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666616287147141858" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/bf224e6e86b7c484b500b5e99d6d95a4.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<p>Burada Bardız Konuk Evi’nin hemen yanındaki okul önünde konuşmaya başladık.</p>
<p>Mesut Bey saygılı, kibar ve dinamik bir insan, bir öğretmen.</p>
<p>Ayak üstü söyleşiden sonra, öğrencilerin durumunu merak ettiğimi söyledim.</p>
<p>Okul müdürü olduğunu bilmiyordum. Sınıflara girmem için buyur etti.</p>
<p>Tanıştığım öğretmenlerin adlarının yazılması sırasında onun okul müdürü olduğunu öğrendim.</p>
<p>Böyle de engingönüllü bir insan Mesut Bey. Aldığım bilgiler şöyle&#8230;</p>
<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/-JwF4WrnkNjk/TqPd88AOl1I/AAAAAAAAGOA/KVSnSrJVePA/s1600/DSCN9830.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666616795131189074" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/bff97b4b179e675ba37628eca9bdb34f.jpg" border="0" alt="" /></a>Fen, İngilizce, sosyal bilgiler, Türkçe, beden eğitimi gibi dersler var.</p>
<p>On öğretmen ve kütüphanesi olan dokuz derslik var.</p>
<p>Bardız’ın içi ile altı köyden gelenlerle toplam yüz yirmi yedi öğrencisi var okulun.</p>
<p>Yetmiş dört kız öğrenciye karşılık elli üç erkek öğrenci var.</p>
<p>Bu da şaşırtıcı bir başka konuyu açığa çıkardı.</p>
<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/-i736kR-Fdrg/TqPenPmLNjI/AAAAAAAAGOM/pLbmOXf3JME/s1600/DSCN9837.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666617521945130546" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/3fba2313005fb2df205d4ea9540ad6ab.jpg" border="0" alt="" /></a>İki nirengi noktası, bir kız öğrenci sayısı fazla.</p>
<p>Ötekisi ise köylerden gelen öğrenci sayısı daha çok.</p>
<p>On öğretmenle yoğun bir eğitim proğramı var okulda.</p>
<p>Bilgisayarların bulunduğu bu okul bazı ilçelerden daha ileri düzeyde bir çalışma hızı da yakalamış.</p>
<p>Bardız Derneği’nin gönderdiği bilgisayarlar burada.<a href="http://2.bp.blogspot.com/-d3hSdNXXQw4/TqP1l9QxPKI/AAAAAAAAGOw/_Dnc3XJpXQI/s1600/DSCN9846.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666642788611079330" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/ef2ad83bfbe86c88d175b6dc06e1d951.jpg" border="0" alt="" width="320" height="203" /></a></p>
<p>Kendisiyle birlikte derslere girdik ve sınıf öğretmenlerinin de izniyle aldığım fotoğrafları sunuyorum.</p>
<p>Sizi şaşırtacak bir haberle bu konuyu şimdilik burada bırakıyorum.</p>
<p>Haber değil bilgi daha doğrusu. 8A sınıfının toplam sayısı yirmi bir öğrenci.</p>
<p>Bu sınıfta kız öğrenci sayısı on yedi. Nasıl şaşırdınız mı?</p>
<p>Ayrılmadan önce kısa bir bilgi daha veriyorum.</p>
<p>Kö<a href="http://3.bp.blogspot.com/-mBcG7pcw3Zc/TqPfb4zOrUI/AAAAAAAAGOY/kmFRsLXQDRI/s1600/DSCN9785.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666618426358934850" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/5b7ab55e8034419cacd67ad6ce0a65e7.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" /></a>ylerden gelen öğrenciler için okulda öğlen yemeği veriliyor. Yemeklerin Şenkaya Milli Eğitim Müdürlüğü&#8217;nden geldini söylediler.</p>
<p>Bugünkü haberde bir paradoks var! Bir yanda cıvıl cıvıl çocuklar&#8230;</p>
<p>Göç nedeniyle tam da bu ortamda yıkılmaya bırakılmış evler öte yanda&#8230;</p>
<p>Nüfus hareketleri ile ilgli anektota gelince işte bu paradoks da tam burada ortaya çıktı.</p>
<p>İlişikteki yıkınıtı evin fotoğrafını çektikten sonra Bardız Bulvarı’na indim.</p>
<p><a href="http://2.bp.blogspot.com/-Rw4D8gJ3h3I/TqPqYCdgXxI/AAAAAAAAGOk/hh9aAYmiaJs/s1600/DSCN9790.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666630454860603154" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/02b1eaf0474292774d66020ee781bb4f.jpg" border="0" alt="" width="182" height="320" /></a>Fotoğrafta gördüğünüz Muhittin Şengül önümü kesti ve dedi ki:</p>
<p>“O fotoğrafını çektiğin evin, sekiz kardeşli yetmiş iki nüfusu vardı.</p>
<p>&#8220;Bugün onlardan sadece iki kiş var Bardız’da,&#8221; dedi.</p>
<p>Benim de vurguladığım nüfus hareketleri işte bu!</p>
<p>Bu bağlamda, bu konuya ayrı bir yerde yeniden değineceğim.</p>
<p>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez, 22 Ekim 2011 Bardız, Şenkaya, Erzurum</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/10/soganli-daglari-florasi-bal-ve-ari-kars-platosu-tarih-kaynaklari-kirzioglu-bingur-sonmez-derken-cocuklar-geldi-haberler-suruyor-iki-nirengi-noktasi-bir-kiz-ogrenci-sayisi-fazla-ikincis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekolojik bal mı gerekiyor? İşte Bardız orada&#8230; &#8216;Şenkaya, Bardız çiçek florası o kadar zengin ki Anzer balıyla yarışabilecek durumdadır.&#8217; Şenkaya Tarım Müdürü Sayın Hamza Sapar söyleşisi&#8230; Hamza Bey diyor ki : Arıcılık herşeyden önce sistem mesleğidir. Öncelikle bu sistemler nelerdir? Birincisi devletimizin arıcılıkla ilgili öngördüğü yasalardır. Onlara uyacağız. İkincisi arının, kovanın kendi sistemidir. Üçüncüsü doğanın arıya verebilecek çiçek ve polenidir. Zaten bildiğiniz gibi arıda en büyük şey, polen ve salgılamış olduğu bal özleridir. Şenkaya flora bakımından çok çok zengin. Yani, dünyanın belki de ender yerlerinden biridir&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/10/ekolojik-bal-mi-gerekiyor-iste-bardiz-orada-senkaya-bardiz-cicek-florasi-o-kadar-zengin-ki-anzer-baliyla-yarisabilecek-durumdadir-senkaya-tarim-muduru-sayin-hamza-sapar-soylesisi-hamza-be/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/10/ekolojik-bal-mi-gerekiyor-iste-bardiz-orada-senkaya-bardiz-cicek-florasi-o-kadar-zengin-ki-anzer-baliyla-yarisabilecek-durumdadir-senkaya-tarim-muduru-sayin-hamza-sapar-soylesisi-hamza-be/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 04:30:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=869</guid>
		<description><![CDATA[Merak ve ilgi bu ya, bu konunun, şöyle ki bu topraklarda bal’ın geleceği var mı diye düşe yattım.
Bundan önce al alma konusuna bir ek düşeceğim.Dün Bardız&#8217;da doğal yolla üretilen ekolojik al almalardan söz ettim.
Karacaoğlan&#8217;ın seslendiği gibi al yanaklı kızlar gibi.. al almalar yine kütür kütür al alma olarak Bardız&#8217;da var, dedim.

Bugün bal konusu için bahçesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/Bal-ekolojik1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-871" title="Bal ekolojik" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/Bal-ekolojik1-300x189.jpg" alt="" width="300" height="189" /></a>Merak ve ilgi bu ya, bu konunun, şöyle ki bu topraklarda bal’ın geleceği var mı diye düşe yattım.</h3>
<h3>Bundan önce al alma konusuna bir ek düşeceğim.Dün Bardız&#8217;da doğal yolla üretilen ekolojik al almalardan söz ettim.</p>
<h3>Karacaoğlan&#8217;ın seslendiği gibi al yanaklı kızlar gibi.. al almalar yine kütür kütür al alma olarak Bardız&#8217;da var, dedim.</h3>
<div>
<h3>Bugün bal konusu için bahçesine gittiğim Rafet Bey, bir mani söyledi.</h3>
</div>
</h3>
<h3>Şöyle: “Al alma kızıl alma, gel yola düzül alma. Yar kapıdan geçerken, cebine süzül alma.”</p>
<p>Değerli İzleyici,</p>
<p>Bu ne demektir? Kıssa/dan hissse&#8230; Al alma, mani söylemi olarak da burada var ise, al almanın burada bir geçmişi de var.</p>
<div>
<h3>Al almaların yanına bugün son söz olarak bir de sarı alma tabağı sunacağım.</h3>
</div>
</h3>
<h3>Şimdi bal konusuna geçiyoruz. Geçiyoruz dedim ya bal deyip de geçmeyin siz. Hele hele Bardız balı konu olunca.</p>
<p>Şöyle ki benim bu vurguma, Şenkaya İlçesi Tarım Müdürü Sayın Hamza Sapar da onay verdi.</p>
<div>
<h3>Bu bölge insanının yararlanacağını umut ettiğim, değerli bilgiler içeren bu söyeşiyi daha sonra yine gündeme alacağım. Söyleşiyi birlikte izleyelim.</h3>
</div>
</h3>
<h3>Sevgi içtenlik&#8230;<br />
Tekin SonMez, 22 Ekim 2011 Bardız, Şenkaya, Erzurum<br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/-4N8-o1C28TU/TqMXwoJW5-I/AAAAAAAAGLM/IzTUF44i5X8/s1600/DSCN9778.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666398880340043746" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/abb8f013a8a87e5e7e552a461c06acf7.jpg" border="0" alt="" width="400" height="278" /></a><br />
Hamza Bey, Şenkaya florasında durum nedir, bu bölgede arıcılık nedir?</p>
<p>Tekin Bey, arıcılık herşeyden önce sistem mesleğidir. Öncelikle bu sistemler nelerdir? Birincisi devletimizin arıcılıkla ilgili öngördüğü yasalardır. Onlara uyacağız. İkincisi arının, kovanın kendi sistemidir. Üçüncüsü doğanın arıya verebilecek çiçek ve polenidir. Zaten bildiğiniz gibi arıda en büyük şey, polen ve salgılamış olduğu bal özleridir. Şenkaya flora bakımından çok çok zengin. Yani, dünyanın belki de ender yerlerinden biridir. Şenkaya’nın da çiçek florası o kadar zengin ki Anzer balıyla yarışabilecek durumdayız.</p>
<p>Anzer balı&#8230; Biraz bilgi alabilir miyim?</p>
<p>Anzer balının özelliği, çok çeşitli çiçekleri olan bir bölge adıdır, bu bölgeden yıllık işte 300 – 500 kg kadar olarak üretilebilen bir bal vardır. Karadeniz&#8217;de, özel bir mikro klima diyelim. Çiçek sayısı, florası çok zengin bir bölge, fakat Şenkaya’nın da çiçek florası o kadar zengin ki Anzer balıyla yarışabilecek durumdayız. Yani bu konuda bir sıkıntımız yok.<a href="http://3.bp.blogspot.com/-wdZneM_tD_0/TgM__m6Ls_I/AAAAAAAAF0k/dyT18QSR_Vg/s1600/DSCN0056.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5621407121897403378" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/0f309c59a23bd4ef1aaabcacce00d506.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Bu konuda bir sıkıntımız yoksa Hamza Bey, var olan sıkıntımız nedir?</p>
<p>Sıkıntımız şu, arıcılarımızı biraz daha eğitip biraz daha sisteme uydurmak. Evet, sistemli bir varlığın sistemine ayak uyduramıyoruz. Bizim en büyük sıkıntımız o, arıların ihtiyaçlarını karşılayamıyoruz. Devletin arıcılıkla ilgili sistemini biraz kulakardı yapıyoruz. Yani arıcılığı meslek değil de bir hobi gibi algılıyoruz, Aslında arıcılık dünyanın en kıymetli mesleklerinden biridir.</p>
<p>Arıcılığı bir hobi gibi değil bir meslek olarak algılamak gerekiyor ise, arıcılık kursları..( hani okul demeyeceğim, okul daha büyük bir proje) düşünülebilir mi, bu bölgeye? Arıcılık üzerine gençleri bilgilendirmek&#8230;</p>
<p>Bu yıl ikinci (birinci kursumuzu yaptık) ikinci kurs için talep topluyoruz. Talep olursa Halk Eğitim Merkezi ile birlikte ortak hareket edip arıcılık kursumuzu açıyoruz.</p>
<p>Hamza Bey, Bardız üzerine soracağım, seracılık yapılamaz mı, gene alanınıza giriyor. Yayla sebzeciliği de diyorlar ya, arıcılık, hayvancılık.. bunların yanında ayrı bir seçenek Bardız&#8217;da sebzecilik.. örneğin domates gibi sebzecilik olmaz mı?</p>
<p>Şimdi seracılık, sera bildiğiniz gibi&#8230; daha doğrusu, kış döneminde normal tarladan elde edilen mahsulü suni ortamlarda elde etmektir, yani suni bir ısıtmayla yaz dönemi tarla ortamını hazırlamaktır. Buralarda seracılıktan ziyade yayla sebzeciliği ve işte.. arıcılık ve hayvancılık&#8230;<a href="http://2.bp.blogspot.com/-1Xfr7Uqmha0/TqMcfdCH60I/AAAAAAAAGLY/3KUQ7YWBXCY/s1600/DSCN9893.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666404082857274178" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/1bc6248ab93d25b37b4f27fa02669017.jpg" border="0" alt="" width="288" height="400" /></a></p>
<p>Bardız’ı biliyorsunuz, yüz yıl önceki hayvancılık gibi bir hayvancılık yapılıyor. Bunu modern hayvancılığa dönüştürmek.. hayvanlarla insanları biraz birbirinden ayırmak gibi tuhaf bir şey düşünülebilir mi, devletin böyle bir tasarımı var mı?</p>
<p>Güzel bir tespitiniz olmuş, Tekin Bey, ben geldiğim günden beri herkese her ortamda söylüyorum. Biz Şenkaya’da hayvanlarımızı ahırda değil zindanda besliyoruz. Benim burdaki ilk hedefim de o zindanları ahıra dönüştürebilmek. Gerçekten de dedelerimizin, hatta dede dedelerimizin yapmış olduğu ahırlarda hayvancılık yapmaya çalışıyoruz. Gittiğim her köyde yakaladığım her çiftçiye bu konuyu söylüyorum.</p>
<p>Bu konuda köklü bir eğitim olmasa da..gezici kurs gibi bir şeyler düşünülemez mi?</p>
<p>Şimdi kurstan ziyade insanları bu konuda modern yerlere sevketmemiz gerekir. İşte artık dönem dönem Batı tarafındaki yarı açık ahırlara götürüp oralardaki modern işletmeleri göstermemiz gerekiyor. Bir de bilgisayar artık hemen hemen her evde var. Bilgisayar aracılığıyla ki benim memlekette yapmış olduğum.. hani orası sıcak bölge tamamen açık da, onu fotoğraflarla vatandaşlara gösteririz. Şu anda benim savaşım ahırlarla, çünkü Şenkaya’da tarla tarımı öyle aman aman kıymetli bir iş değil. Şenkaya’yı allah hayvancılık için yaratmış, ama biz hayvancılığı hakkıyla yapamıyoruz. İnşallah aşacağız onu da.</p>
<p>Sohbete tanık oldum. Burdur’u örnek verdiniz ve süt verimi bakımndan bir inek türü ve değişiklikleri örnek gösterdiniz. Bir özet yapar mıyız?<a href="http://3.bp.blogspot.com/-Eh7lhiuzfXQ/TqMr9t__yuI/AAAAAAAAGLw/cXDrl_Tl9oo/s1600/6%2Bayl%25C4%25B1k.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666421095482247906" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/2fd2506956216c36fa461a75ed03c057.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Bugün hayvan yetiştiriciliği konusunda Burdur.. özellikle damızlık sığır yetiştiriciler birliği vasıtasıyla şu an çok modern, çok istenilen düzeyde hayvan üretimine başladılar. Yani o kadar gelişti ki artık vatandaş, ben filanca şekilli inekten filanca şekilli buzağı istiyorum diyor işte sarkık meme genelde istenmeyen bir özelliktir. Şu an Burdur’un % 80 – 90’ı koltuk memedir daha üsttedir. Yani fazla sarkık olup işte memelerin kirlenmelere karşı tedbir amaçlı yüksektedir. Mideye daha yakın, karın bölgesi de demeyim de, karın bölgesine daha yakındır. Süt verimi çok iyidir Burdur bölgesinin. İyi, normal şartlarda 20-25 kilo sütü rahatlıkla verir. Cüssesi çok iri değildir, yem tüketimi doğal olarak düşüyor. Bu gibi şeyleri, damızlık yetiştiriciler birliği gibi işte sivil toplum örgütleriyle, farklı yetiştiriciler vasıtasıyla.. bu inekleri bu şekle dönüştürebiliyorlar. Kendi teknik bilgileriyle. Tabii, işte yavaş yavaş, adım adım bugün Burdur Türkiye’de markadır.</p>
<p>Şenkaya bölgesinde hayvancılık ne durumdadır?</p>
<p>Şenkaya’nın 60 bin büyük baş hayvanı var, bunun ortalama 20-25 bin tanesi doğurabilecek yaştaki hayvanlardır. Ama Şenkaya’da doğru düzgün süt satışı yoktur. Süt Üretcileri Birliği kurduk, Damızlık Yetiştiricileri Birliği şube açtı, inşallah bu sivil toplum örgütleriyle birlikte çünkü onlar da nihayetinde tarım ve çiftçiye destek kuruluşlarıdır, bizim gibi, hep birlikte el ele vereceğiz, çiftçilerimiz muhtarlarımız, işte devletin ilgili birimleriyle Şenkaya hayvancılığından süt alacağız. Sütsüz bir hayvancılık akıl karı değildir.</p>
<p>Değerli İzleyici,</p>
<p>Şenkaya İlçesi Tarım Müdürü Sayın Hamza Sapar, bilimsel verilerle konuya yaklaştı. Bu bölge insanının yararlanacağını umut ettiğim, değerli bilgiler içeren bu söyeşi tekrar tekrar okunmalıdır. Tarım Müdürülüğü, benim izlediğim kadarıyla hayvancılık ya da arcılık konularında bir keşif masasıdır.<br />
<a href="http://3.bp.blogspot.com/-4kE-DrwLLDY/TqMzuhV_XkI/AAAAAAAAGMs/sqPtLl68Qro/s1600/DSCN9889.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666429630479818306" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/9e93c90dfb092c489f4b541b2323dd3d.jpg" border="0" alt="" width="252" height="320" /></a><br />
Değerli İzleyici,</p>
<p>Al alma konusunda bir anektot var. Bir kez sözcük tekerleme düzeneğine bağlı. Bakın hemen girer girmez; &#8216;al, alma&#8217; dedim. Burada virgül koydum. Bu ne demektir. Bu al ve alma eylemliktir. Fiildir eski deyimle. Oysa &#8216;al alma&#8217; bir sıfat, bir isimden oluşan bir anlam örtünüyor, yükleniyor.</p>
<p>Şöyle ki bir anda araç değişiyor. Taksiden inip uçağa biniyorsun. Hayır alma, ile evet al, emir kipinin verdiği sıkıntı orada dursun. Ötekine aşağıda değineceğim.</p>
<p>Rafet Bey&#8217;in daveti üzerine al almaların geldiği bahçeye gittim, arıları ve alma ağaçları soldaki fotoğraftadır.</p>
<p>Al alma değil bu kez o bahçeden sarı alma ile perdeyi kapatıyorum.<a href="http://1.bp.blogspot.com/-kxFD3F2Tgko/TqMzAXzmxWI/AAAAAAAAGMg/-9hJoZrKk8g/s1600/DSCN9867.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5666428837645698402" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/f7145928a055358bf06a3fc66612d243.jpg" border="0" alt="" width="335" height="400" /></a></p>
<p>Al alma sözü, ikili bir anlam yüklenir. Yineliyorum!</p>
<p>Şöyle ki eylemlik emir kipi olarak &#8220;al, alma&#8221; anlamıdır birisi.</p>
<p>Ötekisi ise bir sıfat al/kırmızı, bir isim/elma anlamıdır.</p>
<p>Rafet Bey&#8217;in verdiği mani ise al/kırmızı sıfatına kızıl alma vurgusu yapıyor&#8230;</p>
<p>Tutkuyu, sevdayı, yürekteki yangını pekiştiriyor.</p>
<p>Yar kapıdan geçerken, cebine süzülmesi istenen alma&#8230;</p>
<p>İşte o.. o yürekteki ısı, o alev, o harlı yanış.. işte o, ancak böyle bir &#8220;al alma kızıl alma&#8221; sıfat tamlaması ile betimlenebilir halk söyleminde.</p>
<p>Maniyi yineliyor, Rafet Bey&#8217;in bahçesindeki Bardızlı sarı almalarla gönlünüzü serinletin diyorum.</p>
<p>“Al alma kızıl alma, gel yola düzül alma. Yar kapıdan geçerken cebine süzül alma.”</p>
<p>Sevgi, içtenlik&#8230;</p>
<div>
<h3>Tekin SonMez, 22 Ekim 2011 Bardız, Şenkaya, Erzurum</h3>
</div>
</h3>
<h3>Yazı ve fotoğraflar, Tekin SonMez</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/10/ekolojik-bal-mi-gerekiyor-iste-bardiz-orada-senkaya-bardiz-cicek-florasi-o-kadar-zengin-ki-anzer-baliyla-yarisabilecek-durumdadir-senkaya-tarim-muduru-sayin-hamza-sapar-soylesisi-hamza-be/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kars Platosu tarih kaynaklarından birisi de (Prof Dr.) Bingür Sönmez. Bir yanda kar, Soğanlı Dağları, Bardız&#8217;da al almalar.. keşif masası&#8230; Yineliyorum: &#8220;Çakırbaba doruğu ile Coruh Irmağı kollarına bağlanan çay arasında bin metrelik bir fark bu vadiye daha ılıman bir iklim sunuyor. Bunun artısı var. Bu nedenle bu vadi meyve çeşitleri ile de zengin bir olanaklar demeti verir ilgi duyanlara&#8230;</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/10/kars-platosu-tarih-kaynaklarindan-birisi-de-prof-dr-bingur-sonmez-bir-yanda-kar-soganli-daglari-bardizda-al-almalar-kesif-masasi-yineliyorum-cakirbaba-dorugu-ile-coruh-irmagi-kollarina/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/10/kars-platosu-tarih-kaynaklarindan-birisi-de-prof-dr-bingur-sonmez-bir-yanda-kar-soganli-daglari-bardizda-al-almalar-kesif-masasi-yineliyorum-cakirbaba-dorugu-ile-coruh-irmagi-kollarina/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Oct 2011 13:36:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=864</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 21 Ekim 2011. Bugün buradan, Bardız&#8217;dan al almalar, Bardız almaları sunuyorum sizlere.
Anlatısı gelecek. Düne bir ek var ilk.
Dün: &#8220;Kars Tarihi yazarı Kirzioğlu, bir tarih kaynağı. İkincisi, eskilere gider,&#8221; dedim.
Üçüncü bir tarih kaynağı daha var. Bu helezoni tarih sarmalına bir ek düşüyorum.
Tarihçi olmamasına karşın, son yüz yıllık olaylar zinciri konusunda kişisel çabasıyla devşirdiği belgelerle tarihçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/Al-alma.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-865" title="Al alma" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/10/Al-alma-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Bugün 21 Ekim 2011. Bugün buradan, Bardız&#8217;dan al almalar, Bardız almaları sunuyorum sizlere.</div>
<div>Anlatısı gelecek. Düne bir ek var ilk.</p>
<p>Dün: &#8220;Kars Tarihi yazarı Kirzioğlu, bir tarih kaynağı. İkincisi, eskilere gider,&#8221; dedim.</p>
<p>Üçüncü bir tarih kaynağı daha var. Bu helezoni tarih sarmalına bir ek düşüyorum.</p>
<p>Tarihçi olmamasına karşın, son yüz yıllık olaylar zinciri konusunda kişisel çabasıyla devşirdiği belgelerle tarihçi gibi rol alan cerrah Bingür Sönmez (Prof Dr) de var.</p>
<p>Son yıllarda bu belgelerle Sarıkamış, Bardız, Soğanlı Dağları tanımlanıyor.</p>
<p>Bugün 21 Ekim 2011. Evet, hayal şatoları, buzdan kuleler kenti Bardız&#8217;dan haberler sürüyor.</p>
</div>
<div>Bu satırların yazarı tarihçi değildir. Her şeyden önce roman yazarıdır, gazetecidir.</p>
<p>İki yıl Güney Amerika, Peru, Bolivya, Meksika gezginlik gazete yazıları bir yana, iki yıl Hindistani, Nepali Katmandu seyyahlık gazete yazıları bir yana.</p>
<p>Şöyleki, en sıcak günlerinde Afganistan&#8217;a savaş muhabiri olarak gitmiş ve oradan yaptığı iletilerle Cumhuriyet Gazetesi&#8217;nin birinci sayfasından haberler sunmuş bir gazetecidir.</p>
<p>Burada, Bardız&#8217;dan ise savaş haberleri değil, sosyal haberlerle Bardız&#8217;ı gündeme alıyor.</p>
</div>
<div>En önemli konu nedir, diyor burada! Seçenekler var mı, yok mu? Bunu bilmek önemlidir, diye soruyor.</div>
<div>Ben de diyorum ki, Bardız’da seçenekler var.</p>
<p>Bardız’da açtığım keşif masasında kimi konuları öne aldım ve bunları haber gündemi yaparak sunum işlemini dün bir kez daha başlattım.</p>
</div>
<div> &#8221;Çakırbaba’ya bir gece önce başlayan kar yağışı don tutma kıvamına gelmişti,&#8221; dedim dün.</p>
<p>&#8220;Doruktan aşağı doğru inerken çevre dağlara düşen karla apak urbalar giyinmiş bir veli gibi Bardız orta yerde karasal görünümü ile ayakta dimdik duruyordu,&#8221; dedim.</p>
</div>
<div>Aşağı inince bir de ne göreyim! Al almalar, Bardız almaları beni bekliyormuş meğer. İnanmadınız! İnanmadınız!</p>
<p>Sevgili Fikret Acarşeki&#8217;ye sorun! Altmış, altmış beş yıl önce, Fettah Şenocak&#8217;ın elma bahçelerinden gece vardiyası elma toplayışını o anlatsın!</p>
<p>Karacaoğlan&#8217;ın seslendiği gibi al yanaklı kızlar gibi.. al almalar yine kütür kütür al alma olarak Bardız&#8217;da var&#8230; Fakat insanlar değişmiş&#8230;</p>
<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/-hwn7mtcu-kk/TqFuDO6JZDI/AAAAAAAAGKc/4TaFYBzITNg/s1600/DSCN9773.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665930808029439026" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/50225e2fff6c06be168ee55ba79d77cc.jpg" border="0" alt="" width="400" height="300" /></a>Bakın! Sol ortadaki fotoğrafa bir daha bakın.</div>
<div>Dorukta kar var, fakat aşağısı ise güz.</div>
<div>Aşağı diye tanım verdiğim yerde ise iki ayrı katmer var&#8230;</p>
<p>Biri Bardız yerleşim alanı, arkaik kale çevresi.</p>
</div>
<div>İkinci daha alttaki katmer, çayın akıp geçtiği vadi.</div>
<div>Burası ise yazın son haftaları gibidir.</div>
<div>Böylece iç içe üç ayrı doğal örtü, doğa katmeri var karşımızda.</div>
<div>Üç mevsim aynı anda buradadır.</p>
<p>Yineliyorum: &#8220;Çakırbaba doruğu ile Coruh Irmağı kollarına bağlanan çay arasında bin metrelik bir fark bu vadiye daha ılıman bir iklim sunuyor. Bunun artısı var. Bu nedenle bu vadi meyve çeşitleri ile de zengin bir olanaklar demeti verir ilgi duyanlara. Yarın bu konuya fotoğraflar eşliğinde değineceğim,&#8221; demiştim dün.</p>
<p>Burada iki, kimileyin üç mevsim yaşanıyor. Dağlar ak giysileri ile görünse de, kar daha sonraları aşağılara, dere çay boylarına iner.</p>
<p>Bunun bu topraklara verdiği olanak, şöyle ki sırasında iki mevsimi aynı anda yaşamak olur. Bu durum potansiyel bir artıdır. Hayvancılık dışında alternatif bir başka potansiyel olanak aranırsa bulunur.</p>
<p>Bunun altını çiziyorum. Neden bu konunun altını sürekli çiziyorum? Şundan! Çünkü burada yaşayanlar, tüm yumurtaları bir sepete koymuşlar!<a href="http://1.bp.blogspot.com/-x-jtBOJhZEc/TqFufK4Zv0I/AAAAAAAAGKo/wvxsnGSIEkw/s1600/DSCN9802.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665931287984717634" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/6a21fc282c8fe4888744df3671318eb2.jpg" border="0" alt="" width="300" height="400" /></a></p>
<p>Varsa da hayvancılık yoksa da hayvancılık. Evet hayvancılık ile bankacılıkta benzerlik vardır. Bu ne demektir?</p>
</div>
<div>Ekonomik açıdan, bankaclık açısından yumurtaların tümünü bir sepete koymak demektir.</p>
<p>Paranız mı var, tümünü dolara değil bir bölümünü öteki paralara yatırırsınız&#8230;</p>
</div>
<div>Paranız az, buz değilse altuna yatırırsınız, değil mi? Gümüşe bile daldırırsanız olur!</div>
<div>Tahtaravalli gibi biri düşerse, ötekisi fırlar!</p>
<p>Şimdi bu işle gece gündüz helak olanları, kısacası parası olanları bir yana bırakalım! Bardız’da kalkınma proğramı yapalım&#8230; Seçenekler de var!</p>
<p>İşte salt hayvancılık ne olduysa oldu! Dört ay önce zuhur eden kuduz bir köpek macerası ile, bu et pazarı şimdilik kilitlenmiş söylendiğine göre. Tüm yatırımı buna ayarlayan insanlar ellerini oğuştura oğuştura devinip duruyor, ilgili kurumlardan ses işitmek istiyorlar. Tek sepete konulan yumurtalar kırılmış!</p>
<p>Açıkçası aradan geçen dört ay süresince, bir girişim yapmamışlar. Birilerinin gelip bu konuya el atmasını beklemişler, bekliyorlar. Bu güncel acil konuyu bir yana bırakıyor daha önce yaptığım bir söyleşi ile Bardız keşif masası yayınına geçiyorum.</p>
<p>Ancak buna geçmeden önce burada al mı al, kütür kütür almalar görüntüsü sunuyorum sizlere&#8230;</p>
<p>Nereden bunlar, diye soruları geliyor internet üzerinden. Biliyorsunuz, yeni dönem elma da yurt dışından gelmeye başladı, isterseniz almayın!</p>
</div>
<div>Bir de bunun ekolojik üretimi var, pahalı mı pahalı! Böyle ise ne olacak? Burada görüntü veren al almalar ise, öykü şudur.</p>
<p>Buraya her gelişimde saygı ve sevgi ile elimi sıkan, hoş geldin diyen Rafer Pehlivan, bu elmaları bahçesinden getirdi. Nasıl şaştınız mı?</p>
<p>Rafet Bey dedim, bu elmalarda kurt izi göremiyorum, yara bere de yok, ne tür gübre verdin, kimyasal mı kullandın, dedim. Dedi ki; kendisi ne ise o, gübre falan vermedim, doğal hali budur.<br />
<a href="http://4.bp.blogspot.com/-VLFGc74m_4k/TqFu_kw6JjI/AAAAAAAAGK0/wgUuGYKvS9g/s1600/DSCN9850.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665931844688422450" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/75c450ddb6fd47f5a64ee648358c2b1b.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" /></a>Buna da şaşırdınız mı? Şimdi bu al almaları yemeyin de yanında yatın! Ne yaparsanız yapın&#8230;</p>
<p>Buranın demirbaş bir potansiyel gücü olan arcılık konusu var, ona geçiyorum.</p>
<p>Bu konuda yaptığım söyleşi&#8230; Merak ve ilgi bu ya, bu konunun, şöyle ki bu topraklarda bal’ın geleceği var mı diye düşe yattım.</p>
<p>Şenkaya İlçesi Tarım Müdürü Sayın Hamza Sapar’a bu konuda sorular yönelttim. Bunları da yarın sunacağım&#8230;</p>
<p>Bardız elmaları görüntüsü ile sunuma başladım, elma ile ayrılalım.</p>
</div>
<div>Gökten üç Bardız elması düştü&#8230;</div>
<div>Elma ile alma arasında dilbilim açısından farklı kulvarlar çıkar karşımıza&#8230; Örnekse Bardız elması, dedim. Bu ayni zamanda pırlantanın hamı, yontulmamışı için kullanılır. Örnekse &#8220;kaşıkçı elması,&#8221; denilirse başka bir gönderme ya da örtünme yapar.</p>
<p>Bu satırların yazarı bu nedenle elma/sı değil, alma diyor&#8230; Bunun da emir kipi vardır! Dur, alma gibi. Türkçenin cilveleri işte&#8230; Siz hangi anlamda Bardız elmaları dediğimi çoktan ayrımladınız&#8230; Yineliyorum, gökten üç elma düştü&#8230;</p>
<p>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez, 22 Ekim 2011 Bardız, Şenkaya, Erzurum</p>
<p>Yazı ve fotoğraflar; Tekin SonMez</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/10/kars-platosu-tarih-kaynaklarindan-birisi-de-prof-dr-bingur-sonmez-bir-yanda-kar-soganli-daglari-bardizda-al-almalar-kesif-masasi-yineliyorum-cakirbaba-dorugu-ile-coruh-irmagi-kollarina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kars Tarihi yazarı Kirzioğlu, bir tarih kaynağı. Öteki kaynak daha eskilere gidiyor. Hayal şatoları, buzdan kuleler kenti Bardız&#8217;dan haberler&#8230; 06:30&#8242;da kalkacak uçak için tüm geceyi Sabiha Gökçen Hava Limanı&#8217;nda geçirdim. Uyku gözlerimden akıyordu. Erzurum&#8217;a 08:30&#8242;da inerken kar başladı.  Saat 17:00 sularında Çakırbaba’da don tutma kıvamına gelmişti kar yağışı. Doruktan aşağı doğru inerken çevre dağlara düşen karla apak urbalar giyinmiş bir veli gibi Bardız orta yerde karasal görünümü ile ayakta dimdik duruyordu.</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/10/kars-tarihi-yazari-kirzioglu-bir-tarih-kaynagi-oteki-kaynak-daha-eskilere-gidiyor-hayal-satolari-buzdan-kuleler-kenti-bardizdan-haberler/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/10/kars-tarihi-yazari-kirzioglu-bir-tarih-kaynagi-oteki-kaynak-daha-eskilere-gidiyor-hayal-satolari-buzdan-kuleler-kenti-bardizdan-haberler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Oct 2011 16:50:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>
		<category><![CDATA[Lifestyle : Yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=851</guid>
		<description><![CDATA[Bugün 20 Ekim 2011, burası Erzurum İl sınırları içinde, Şenkaya İlçesine bağlı Bardız, yeni adı Gaziler. Buzdan kalesi olan arkaik bir dünya kenti olan Bardız’dan haberler sürüyor&#8230;
Daha önce “Tarih nasıl yazılır,&#8221; dedik ve buradan yayın yaptık. Ardısıra “Bardız tarihi nasıl yazılır,” diye büyük bir soru işareti koyduk.
Hayal şatoları, taştan ve kayadan kuleler, buzdan bir dünya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="post-body-285854653092169892"><a href="http://3.bp.blogspot.com/-wwglryqUZio/TqBfh_yReGI/AAAAAAAAGJI/7Tvr9FXXhpM/s1600/DSCN9782.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665633368894699618" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/3720579546bd6f6729e0109af500e5ed.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" /></a>Bugün 20 Ekim 2011, burası Erzurum İl sınırları içinde, Şenkaya İlçesine bağlı Bardız, yeni adı Gaziler. Buzdan kalesi olan arkaik bir dünya kenti olan Bardız’dan haberler sürüyor&#8230;</div>
<p>Daha önce “Tarih nasıl yazılır,&#8221; dedik ve buradan yayın yaptık. Ardısıra “Bardız tarihi nasıl yazılır,” diye büyük bir soru işareti koyduk.</p>
<p>Hayal şatoları, taştan ve kayadan kuleler, buzdan bir dünya kenti Bardız tarihi diye yola çıkıyoruz. Tarih açılımı için bir kaynak, Kars tarihi yazarı Kirzioğlu. Öteki kaynak daha eskilere gidiyor.</p>
<p>Sırası geldikçe bunlara başvuruda üşenmeyeceğim. Şimdilik kısa haberlerle yetiniyorum.</p>
<p>Dün akşam Erzurum’dan buraya İsmail (Pehlivan) Kaptan’ın sürdüğü araçla geldim.</p>
<p>Erzurum Hava alanına 08:30&#8242;da inerken kar başladı. 06:30&#8242;da kalkacak uçak için tüm geceyi hava alanında geçirdim. Uyku gözlerimden akıyordu.</p>
<p>Aynı gün, şöyle ki dün, İsmail Kaptan&#8217;ı saat 14: 30&#8242;a dek uykulu gözlerle Öğretmen Evi&#8217;nde bekledim. Yol yağmur altında geçti.<br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/-YMEjM1ZOK7M/TqBe41pj4qI/AAAAAAAAGI8/u5XshBjEknE/s1600/DSCN9773.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665632661799166626" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/e9f785f3cff0ee96883b587f0ff7ab53.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" /></a><br />
Çakırbaba’ya bir gece önce başayan kar yağışı don tutma kıvamına gelmişti.</p>
<p>Doruktan aşağı doğru inerken çevre dağlara düşen karla apak urbalar giyinmiş bir veli gibi Bardız orta yerde karasal görünümü ile ayakta dimdik duruyordu.</p>
<p>Çakırbaba doruğu ile Coruh Irmağı kollarına bağlanan çay arasında bin metrelik bir fark bu vadiye daha ılıman bir iklim sunuyor. Bunun artısı var. bu nedenle bu vadi meyve çeşitleri ile de zengin bir olanaklar demeti verir ilgi duyanlara. Yarın bu konuya fotoğraflar eşliğinde değineceğim.</p>
<p>Bardız da (Gaziler) her yerde olan sorunlarla başabaş yaşam uğraşısı içindedir.</p>
<p>Bu uğraşılar da burada çeşitlilik gösteriyor. Neden tek uğraşı alanı değil de çeşitli diye soracak olursanız, yanıtı da var bunun. Çeşitlilik şundan. Bu coğrafya değişik konularda olanaklarıyla zengindir. Dileyen hayvancılık, isteyen makineli tarım, bunları beğenmeyen, arıcılık yapabilir.<a href="http://4.bp.blogspot.com/-lrtIOV0RLY0/TqBi-W6kENI/AAAAAAAAGJU/Ab8mXbiFXc4/s1600/DSCN9772.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665637154674708690" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/8a90fa469534a0204746a52ef07008af.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Bu üç ayrı üretim alanı, üç ayrı konuda farklı sorunlar getirecektir. Biri ötekine benzemez uğraşı alanlarıdır bunlar.</p>
<p>Dahası da var! meyvecilik, sebze seracılığı için de uygun doğa koşulları var burada.</p>
<p>Burada yaşayanlara yetecek kadar üretilen ve çoğu çürümeye bırakılan elma türü başat olarak ele alınabilir.</p>
<p>Tümünü burada sıralamayacağım, yeri geldikçe keşif masasına alacağım.</p>
<p>Genç, dinamik, girişimci Gaziler (Bardız) Muhtarı Mehmet Emin Çakmur’un verdiği güncel bilgiler var.</p>
<p>Şu anda altı yüzün üzerinde yerleşik nüfusa sahip bu belde dışa göçü kesmiş. Az da olsa geri dönüş var.</p>
<p>Yeni doğumlarla çocuk sayısında da artılar olmuş. Belli bir tüketim ivmesi de yaşanıyor.</p>
<p>Bu günkü mevsim koşullarında siyah ve beyaz üzüm, muz gibi meyvalar alıcı buluyor. Dolmalık biber, patlican gibi orta direk tüketiminde olan sebzeler de burada var ve alıcısı da var. Bu simgeler Bardız’da sosyal bir refah düzeyinin olduğunu gösteriyor. Daha başka simgeler de var.</p>
<p>Salt, Muhtar Mehmet Emin Çakmur’un evi değil, dün Erzurum’dan yolcu taşıyan araç sahibi İsmail Pehlivan’ın evi de kat kaloriferi ile ısınmakta&#8230;<a href="http://4.bp.blogspot.com/-f4TfyNcxcS8/TqBkuKhd2zI/AAAAAAAAGJg/C2GII2itKbc/s1600/DSCN9784.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665639075493567282" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/14f0f668284bc2d6869286efca6d4aa6.jpg" border="0" alt="" width="320" height="240" /></a></p>
<p>Sol yandaki fotoğrafta Muhtar Bey&#8217;in kaloriferli evi bu coğrafyanın verimini de gösteriyor.</p>
<p>Şimdi yukarıdan aşağıya doğru fotoğraflara bakalım. Çevre yakın doruklarda kar var.</p>
<p>Paradoks şuradadır. Bardız&#8217;da ağaçların yaprakları var ve yemyeşildir bunlar.</p>
<p>Yaprak dökülmesi bile başlamamış. Bu durum bir doğa harikasıdır.</p>
<p>Bu doğa iyi kullanılırsa, çağdaş bilgi ile ele alınırsa bu vadide artılar yükselir, refah düzeyi imrendirir.<br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/-6L0-N3J2tyg/TqBn9ZYq4vI/AAAAAAAAGJs/6lCusf1IOL0/s1600/DSCN9802.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5665642635716125426" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/c27797ca1e8fe7aa9e3c691756149f85.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a><br />
Oysa bakın neler görüyoruz!</p>
<p>Kaloriferli evleriyle bu sosyal yaşam düzeyi ve ılıman doğa koşulları ile birlikte evet&#8230;</p>
<p>Gaziler’de eski adı ile Bardız&#8217;da can sıkan önemli bir konu da var.</p>
<p>Hemen tüm belde sakinlerini ilgilendiren besi hayvanı konusunda dertli olan insanların dilekleri de oldu.</p>
<p>Her şey talihsiz bir rastlantı ile olup bitmiş. Aşıları yapılan Kangal köpekler ünlüdür Bardız&#8217;da.</p>
<p>Fakat nereden geldiği bilinmeyen &#8220;kuduz&#8221; bir köpek ölüsü nedeniyle altı ay için &#8220;karantina&#8221; konmuş.</p>
<p>Et konusunda, kasaplık büyükbaş besilik hayvan konusunda pazara açılmaları sınırlanmış.</p>
<p>Bu sürenin dolmasına iki ay daha var. Hayvan satışı dondurulmuş.</p>
<p>Yaşamın ekonomik motorları durdurulmuş açıkçası. &#8220;Felaket&#8221; bölgesi gibi bir destek bekliyorlar ilgili kurumlardan.</p>
<p>Prof Dr. Kalp Cerrahı Bingür Sönmez’in son yıllardaki büyük uğraşısı ile dünyaya tanıtılan ve ün kazanan bu belde işte şimdi talihsiz bir rastlantı ile böyle bir konuya kilitlemmiş&#8230; Burada yaşayan her aile işte bu nedenle ekonomik sıkıntı içinde kışa giriyor.</p>
<p>Güncel başka haberler baskın olmazsa yarın buna biraz daha değineceğim.</p>
<p>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez, 21 Ekim 2011 Bardız, Şenkaya, Erzurum</p>
<p>Yazı ve fotoğraflar:Tekin SonMez</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/10/kars-tarihi-yazari-kirzioglu-bir-tarih-kaynagi-oteki-kaynak-daha-eskilere-gidiyor-hayal-satolari-buzdan-kuleler-kenti-bardizdan-haberler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Denizler Kitabevi sahibi olan ve kaptan diye de anılan Turgay Erol ile söyleşi. Kitap sahaf blog, bir ilke imza atmak ve gövde gösterisi yapmak için küpeştelerin hizasında, güverteyi kitaplarla doldurdu. İskarmoz bağlarına tutturulan dikmeler, kitapların ağırlığı ile gerildi.</title>
		<link>http://nismedia.com/2011/09/denizler-kitabevi-sahibi-olan-ve-kaptan-diye-de-anilan-turgay-erol-ile-soylesi-kitap-sahaf-blog-bir-ilke-imza-atmak-ve-govde-gosterisi-yapmak-icin-kupestelerin-hizasinda-guverteyi-kitaplarla-doldur/</link>
		<comments>http://nismedia.com/2011/09/denizler-kitabevi-sahibi-olan-ve-kaptan-diye-de-anilan-turgay-erol-ile-soylesi-kitap-sahaf-blog-bir-ilke-imza-atmak-ve-govde-gosterisi-yapmak-icin-kupestelerin-hizasinda-guverteyi-kitaplarla-doldur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 14:32:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonmez</dc:creator>
				<category><![CDATA[Featured]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://nismedia.com/?p=846</guid>
		<description><![CDATA[Turgay Bey’in&#8230; sarayı diyelim ya da hazinesi diyelim, ya da definesi diyelim, oradayız.Kaptansız büyük denizlere açılmak sarsar insanı.
Bir de kitaplar okyanusu varsa önde ve tekne çatıdıyorsa daha açılmadan enginlere ya tekne değişir ya da bir kaptan aranır.
Bu satırların yazarı, çatırdayan küçük bir tekne ile büyük dalgalarla boğuşa boğuşa sonunda küreklere asılarak bir kumsala ulaştı bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/09/Turgay-kaptan-1.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-847" title="Turgay kaptan 1" src="http://nismedia.com/wp-content/uploads/2011/09/Turgay-kaptan-1-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" /></a>Turgay Bey’in&#8230; sarayı diyelim ya da hazinesi diyelim, ya da definesi diyelim, oradayız.Kaptansız büyük denizlere açılmak sarsar insanı.</p>
<h3>Bir de kitaplar okyanusu varsa önde ve tekne çatıdıyorsa daha açılmadan enginlere ya tekne değişir ya da bir kaptan aranır.</h3>
<h3>Bu satırların yazarı, çatırdayan küçük bir tekne ile büyük dalgalarla boğuşa boğuşa sonunda küreklere asılarak bir kumsala ulaştı bu yıl ortalarında.</h3>
<h3>Tekne varsa kaptan da olacak.</h3>
<h3>Her taraf kitaplar, haritalar&#8230; Pusula ve çıpa, ip, urgan ne gerekse hepsi burada.</h3>
<div>
<h3>Kitaplarla büyük denizlere açılmak için sonunda kaptanımız da var. Kaptan Turgay Erol da burada.</h3>
</div>
</h3>
<h3>Değerli İzleyici,</p>
<p>Kitap sahaf blog, bir ilke imza atmak ve gövde gösterisi yapmak için küpeştelerin hizasında, güverteyi kitaplarla doldurdu.</p>
<h3>İskarmoz bağlarına tutturulan dikmeler, kitapların ağırlığı ile gerildi.</h3>
<h3>Türkiye sahillerine balıkçılara kitap taşıyan bir tekne diyelim buna.</h3>
<h3>Erol Kaptan, diyor ki; Tekin Bey, daha 2003’e kadar&#8230; Türkiye kıyıları rehberi yoktu.</h3>
<h3>Nasıl yoktu, bir Türk tarafından yazılmış bir şey yoktu,’ diyor.</h3>
<div>
<h3>Biz işte şimdi Turgay Erol tarafından basılmış rehber kitabıyla yola çıkmaya çalışaşacağız. Sonunda bu da oldu.</h3>
</div>
</h3>
<h3>Sevgi içtenlik&#8230;</p>
<p>Tekin SonMez, 11 Eylül 2011, Beyoğlu<a href="http://4.bp.blogspot.com/-ZBbjk3MhtzM/TmiAlI95BPI/AAAAAAAAGF0/BXafZVJ9Vbk/s1600/DSCN9365.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649907108086875378" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/0494927f6b7eb3849090c5d02120f845.jpg" border="0" alt="" width="400" height="300" /></a>, İstanbul</p>
<div>
<h3>Turgay Bey doğrudan konuya girelim.. şöyle.. nasıl oldu da denizcilikle ilgili kitapları toplama eğilimi başladı sizde?</h3>
</div>
</h3>
<h3>Anlatayım onu Tekin Bey, ilk önce denizcilikle ilgili her tür, ne karşıma çıkarsa toplamaya çalıştım. Yani dümeninden, artık brövesinden&#8230; gibi.. düğmelere kadar ve fakat, ne toplarsanız toplayın mutlaka bu topladığınız şeyleri de bir yerden ne olduğunu anlamaya çalışmanız gerekiyor. Yani bir referans gerekiyor. Dolayısıyla bütün toplanan şey&#8230; asıl toplanması gereken şeyin kitap olduğuna karar verdim.</p>
<p>Kitap! Sonunda buradan geldi.. buraya dek algıladıklarımla kendim için bir özet yapacağım. Denizcilikle ilgili ne varsa bröve, dümen ne varsa toplama kararı içinde ilk başta kitap yok. Fakat toplama sonunda her yol kitap dedi size. Buraya geldik. Burası kaptan adı ile tanınan Turgay Bey’in Denizler Kitabevi. Her yerde kaptanlar ya da denizcilik kitapları&#8230; Turgay Bey için ilginç bir seyrüsefer haritası çizilmiş. Turgay Bey’i biraz daha tanıyabilir miyim? Doğum yeri neresi?<a href="http://2.bp.blogspot.com/-rDzaHS9PXmI/TmiFMg45FdI/AAAAAAAAGGU/95BTDyHNeUw/s1600/DSCN9342.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649912182569768402" class="alignright" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/9ba8717910508c2b88e9e6d2d31fe053.jpg" border="0" alt="" width="193" height="320" /></a></p>
<p>Ankara’da (1967) doğdum fakat daha sonra Deniz Lisesi, Deniz Harp Okulu, iki sene teğmenlik sonra da ticari bahriyelide de beş altı sene kadar uzak yol olarak kaptanlık yaptım. Çalıştım, ama dolayısıyla özellikle deniz lisesini Heybeliada’da bitirdiğimden itibaren denizcilikle ilgili herşeyi toplamaya çalıştım.</p>
<p>Peki kitap nasıl dokundu, kaç yaşında? Ailede kitap anne baba ilişkisi ya da kısaca Nasıl oldu, toplama sürerken o sıda kitap nasıl dokundu?</p>
<p>Ailemizde böyle bir şey yok. Kitap obje olarak yoktu.</p>
<p>Ailede obje olarak kitap yoktu, okulda mı kitap öne geldi?</p>
<p>E tabii. Yani küçükken o Tommiks Teksas gibi şeyler.. Ama o kadar etkisi olmadı yani&#8230;<a href="http://1.bp.blogspot.com/-p4ocf1PQ_9I/TmiGQx87NtI/AAAAAAAAGGc/4ibF4gaS_ZY/s1600/DSCN9364.JPG" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5649913355381192402" class="alignleft" style="border: 0px;" src="http://nismedia.com//HLIC/dfbda30a43f40452962a52dc1a850a0c.jpg" border="0" alt="" width="240" height="320" /></a></p>
<p>Peki Turgay Bey sözü balla kestim. Kitabın nesi ilgi çekti? Kitabın bu konuda daha belgesel olacağını mı düşündün de kitaba yöneldin? Biriktirme düğmelerden başladı kitaba gelinceye dek..</p>
<p>Yani şöyle söyleyim, Tekin Bey, düğme önemli değil düşünün ki bir para koleksiyonu yapıyorsunuz ki ben lise birdeyken son altı parça para koleksiyonu yapmaya başlamıştım.</p>
<p>Durun bakalım Denizler Kitabevi tarihi de burada gizli galiba. Lise birde, başladı.. para koleksiyonu&#8230;</p>
<p>Evet.. Fakat tabii bilirsiniz ki o sikkeler mecidiyeler vesaireler hepsi birbirinin aynıdır aslında. Bunların arasındaki nüanslarını, önemini, hangisinin daha değerli olduğunu anlayabilmek için size bir referans gerekiyordur. Dolayısıyla objenin kendisinin bir önemi olmadığını asıl kıymetli olanın bilgi olduğunu hissederek denizcilikle ilgili olduğum için de bütün o elimdekileri, o yapmaya çalıştığım ufak tefek koleksiyonları, hepsini elimden çıkararak İstanbul’u gezip ne kadar denizcilikle ilgili kitap varsa toplamak istedim. (Sürecek)</p>
<h3>Söyleşi: 26 Ağustos 2011, İstanbul, Beyoğlu<br />
Fotoğraflar: Feryal Özkale Sönmez</h3>
</h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://nismedia.com/2011/09/denizler-kitabevi-sahibi-olan-ve-kaptan-diye-de-anilan-turgay-erol-ile-soylesi-kitap-sahaf-blog-bir-ilke-imza-atmak-ve-govde-gosterisi-yapmak-icin-kupestelerin-hizasinda-guverteyi-kitaplarla-doldur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

